Yolculuk Var Yine

Yolcuklara çıkarım canım sıkıldığında, hayatım bunalttığında .Giderim uzaklara, bazen de dostlara.Anlatmak bazen ağlamak bazen, ya da birşey yokmuş gibi dünyaya dalmak ve yeni hayata en güçlü halimle bir daha başlamak için..Uzun olsun demiryolları , ağaçlar olsun yolumda ve arasıra gözkırpan su taneleri, bir göl küçük bir dere yada deniz, geçsin yanımdan. Elime yakın içime uzak olsun. Yakınlaşmak için yapışayım cama belki de canıma kendime yapışayımve başlayayım yola. Kuşlarla yolculuk aracının yarışını yaparım uzaktan sessizce kendimce ... Düşünme vaktim gelesiye kadar, yarışlar fıkralar oynar beynimde, izlenimler koyarım önüme. Bazen de bir kahve geçer elime hiç düşünmeden”kahve lütfen” derim canı sıkılmış hostese,hiç bakmadan yüzüne. Aldım mı elime bir kahve daha bir başka görünür yollar gözüme , sanki bir şarap şisesi olur elimde ki kendisiyle konuşan sarhoş olmaya hazırlık yapar beynim, artık ne yapacağını hiç düşünmez alışmıştır sırasına, unutmadan yapar bunu, hüzün gelsin kırsın kapıyı diye eline alır şisesini Artık zaman olur da dönerim cama yapışırım.bulutlara ses veririm gelin zaman kaybetmeden diye ...Onlar da bana alıştı artık anlıyorlar beni. Konuşmayı beni, onlar da özlüyorlar. En az 2 kez çıkmadım mı yola üzülüyorlar, öyle diyorlar.Bilirler ben üzmeyi sevmem, ve doğal olarak da şimdiye kadar üzmedim onları..Evet nerde kalmıştık ayrıntılar arasında evet evet camdaydım elimdeki sıcacık bır o kadar da azıcık kahvemle...

Dere kenarında olurum o zamanlarda yolculuğun bir kıyağı olsa gerek hep oyle olur..Kenarında da benim diye seslendiğim ördeğimsi hafif de kuşumsu siyah ufak gözlü yaratıklarlara konuşmaya dertleşme sevinmeye...Konuşmaya başlarız, derler hep bana neler geçirdin bu yıl; gülümserim onlara (onlarda benle beraber yürürler bu arada) ,ne olsun Geçti yine işte yollardayım bak’tır cevabım her zamaki gibi. Yaşama umudumu, hırsımı, isteğimi aldılar, ben verdim dağıttım derim, hep yaptığım gibi, başkalarını kurtardım hep sevgilerinin yolunu gösterirken onlara benim meşalem söndü ama bakın yanınıza ateş almaya geldim var mı sizde kaldı mı sizde derim onlara. Yeni yumurtadan çıkmış yavrularıyla gülümserler gördüğüm ve bildiğim en saf halleriyle bizde derler, hep yenisi bulunur ve gerçektir elimizdeki. Öğütleri gelir ardından, biz yaratırız içimizdekini sönmesine yakın kendimize ayırırız ve yakarız ışığı, bahara başlar hayat, baharla başlar. Bizde evler, yollar yoktur Salınırız boşluğa küçük sulara ve yaşarız derler yeniden umutla.En sevdiğim hikayedir duyduğum ne bir öğüt ne bir hayat nasıl yorumlarsan o olurlar benim için. Bilirler beni kalıplara gelemem öyle düşünemem ben sıkılırım ben, budur sebep onlara göre , bazen diyorum da onlar yanlış biliyor onun suçu değil değil .......bu benim suçu, hep benim suçum yaradılışım, duygularım ve asiliğm yanında özgürlüğüm ve baş kaldırışım her yanlışa...Duygularım güçsüzlüğüm, mantığım dayanığım ve zorum üzüntüm pişmanlığım....

Sıkılırlar diye konuşmamım kesilmesi aniden bakış atırıyorlar. Anaç yaratık hala anlmadın be kızım hala!, diyor gerçeklerden sıkılınmaz, yaşandıkça gülünür ....Yavrularına bakıp; işte benim gerçeğim diyor ve gülüyorlar ...... Yola bak diyorlar, önüne bak kısalıyor yollar. Sus biraz artık, sadece kendinle düşün diyorlar bana ve uçuyorlar bekleyerek bir daha beni başka sefere başka hallerde başka yerlerde..

Kalıyorum kendimle bir daha hep daha , kahvem bitmiş yol kısalmış ama hayat bir daha uzamış halde ....

Düşünü kuruyorum gittiğim yerdeki hayatın ve yeni rollerine bakıyorum ordaki hayatın .Seçme hakkım varken seçiyorum zorunlu olmasın diye , yapamam yoksa diye...
Aldığım düşlerim satacağım yine, geldiğim yerde yaşayacağım yenice...
İneceğim ve yere gine .
Duracağım karşısında düşlerimin ve
Yol diyeceğim yürünmeli
Çıplak ayaklarla!!!!!!

Yazan: Aslı
E-posta: altor26@mynet.com

 
Sayac :1496 // Son Güncellenme : 2020-02-21

Toplam Online Ziyaretçi : 10