Dört Gün

Birinci gün masmaviydi öksüzlük
Yumruk altında çalışırdı gözyaşları
Üzerinde gökler vardı mavi
Yumruk babanın yumruğuydu
Mavi göklerin mavisi...

İkinci gün bulutlar belirdi
Ve tellerin ardında komşu çocukları
Üzerimizde bulutlar vardı beyaz
Umut benim umudumdu
Beyaz bulutların beyazı...

Üçüncü gün güneş batıyordu
Kızıl saçlı bir kızın görüş alanında
Her renk görünürdü
Gözyaşlarının prizmasında
Özgürlükle bakardı bana tellerin ardından
Yumruğun altında ezilmeyeyim diye

Birdenbire hiç ağlamadığımı farkettim
Ve hiç üzülmediğimi...
Ve bu güne kadar
Hiç gökyüzüne bakmadığımı...
Ve üşüdüğümü...
Güneşin ışınları beni ısıtmaya değil
Sadece aydınlatmaya geliyorlarmış meğer
Ve bunu da beceremeden yansıyıp gidiyorlarmış

Dördüncü gün babam evlatsızdı
Teller parçalanmıştı,kız da gitmişti üstelik
Ama,gökyüzü masmaviydi yine ilk gün gibi
Altındaki yukarı bakmayı bilmeyen
Çatık kaşlı insanlarıyla,
Ve hapishanesi olmayan mahkumlarıyla...

Yazan: Alper İnce
E-posta: alperince4444@hotmail.com

 
Sayac :1422 // Son Güncellenme : 2020-02-18

Toplam Online Ziyaretçi : 9