Yolcu Oğlum Bilgehan'a

BABADAN OĞLUNA ANLAMLI BİR HEDİYE : Bir şiir

Paris'te havalar bozuk bugün. Parkta kitap okumayı planlamıştım aslında. Evde kalıp karadeniz çayımı demleyip şiir dünyasında gezintiye çıktım ben de. Birçok şiir sevdim, birçok şairi kıskandım bu sözler benim olmalıydı diye, bir çok mısra ezberledim sevdigime ağız dolusunca söylemek üzere. En sevdiğim şiir ve şair soruldu daima bana, bir şair babanın, oğluna yazmış olduğu bir şiirden başka ne diyebilirdim ki…

Bugun siz okuyuculara “Bir Babanın yurt dışına eğitim görmek için giden oğluna gönül gözüyle gördüğü gerçekleri nasihatlerle dolu bir şekilde aktardığı bir şiirden” bahsedeceğim.

Ankara’da Avukatlık yaparken kazandığım devlet bursu sayesinde yurt dışına eğitim görmek amacıyla gidecektim. Bu benim olduğu kadar ailem için de önemli bir karardı. Yurt içinde yıllarca gurbet yaşamıştım ailemden uzakta, ama yurt dışı başka bir yerdi sanki, gidip te gelmemek vardı her yolculuğun doğasında belki ama ,bunda daha ağır basıyordu bu duygu.

30 Mayıs 2009 günü İstanbul Atatürk havaalanından Paris Charles de Gaule havaalanına giden uçağın yolcusuydum. Ailem ve dostlarım havaalanına kadar gelerek buğulu gözler ve dualı sözlerle beni uğurladılar. Ben ise bir elimle bavulu tutuyor diğeriyle dostlarımı selamlıyordum, Yolculuk boyunca gözümde mazi canlanıverdi ve sonra da geleceğimi hayal ededurdum. Parise ilk adımımı attığımda biliyordum ki “bu adım insanlık için normal, benim için büyük bir adımdı.”

İlk bir yıl dil eğitimim boyunca fransız ailede kalmayı planlamıştım. Hem fransızcam hızlı gelişecek hem de farklı dilden, dinden insanları yerinde tanıma fırsatı bulacaktım. Kararlaştırıldığı üzere kalacağım adrese gittim. Kapıda bir fransız hanımefendisi beni karşıladı. Ev ahalisini tanıttı ve evi genel hatlarıyla gezdirdikten sonra kalacağım odayı bana gösterdi. Odaya girdim ve yatağın köşesine oturdum, biraz zaman hiç birşey yapmadan sessizce etrafa baktım, düşüncelere daldım. Gözümün önünde bulunan bavulu açıp yerleştirme sırası gelmişti. Bavulu araladığımda bir supriz beni bekliyordu. Elbiselerimin üzerinde bir kapalı zarf, üstünde küçük bir not ilişik, “Oğlum Bilgehan’a”, zarfın içerisinde ise her bir mısrası altın değerinde uzunca bir şiir. Mısralar ilerledikçe de gözlerimde damlalar...

Duygularını genelde şiirlerle aktaran babam, benim için de bir şiir kaleme almış ve bavuluma yerleştirmiş. Daha fazla sizlere değersiz sözlerimle eziyet etmeyeyim, şiiri izninizle paylaşıyorum;

Yolcu Oğlum Bilgehan'a

Yavrum, uçak alır, götürür seni,
Kızıl gökler sana yol olur oğul.
Hasretin eritir, bitirir beni,
Günlerim, aylarım yıl olur oğul.

Heyhat! Paris nere, Yanıklı nere,
Arasında vardır belki bin dere,
Selam götür benden gittiğin yere,
Karaçalılıklar gül olur oğul.

Kendini hiç havalara kaptırma,
Sakın ha koluna dövme yaptırma,
İhlâsla yatıp-kalk aman saptırma,
Korkarım sana bir hal olur oğul.



İlim-teknik neredeyse ara, bul,
Eylemesin seni şöhret, para, pul,
Menfaatin için olma kula kul,
Namert çorbasında kıl olur oğul.

Dost zannetme her yüzüne güleni,
Arttırır, eksiltmez her fert çileni,
Bulamazsın bir somunu böleni,
Orda yolsuz insan bol olur oğul.

Körpecik dalına uğrular konar,
Gönül bir yosmanın sözüne kanar,
Yâd elde kalırsan el âlem kınar,
Gücenir dostların, el olur oğul.

Kimliğin kaybolmaz, yaşarsan dini,
Davos’un havası çarpmasın seni,
Ayazdan, lodostan koru kendini,
Yağmur, kar, fırtına, yel olur oğul.

Oku, öğren lisanını dilini,
İdrak et batının mamur halini,
Ben hazzetmem Avrupalı gelini,
Anan duyar-duymaz del’olur oğul.

Özlem duyacaksın ana-bacına,
Isırgan otuna, gül ağacına,
Dayanamam hasretine, acına,
Akar gözyaşlarım sel olur oğul.

Sensizlikten çiçek açmaz dallarım,
Tatlı hayalini sarar kollarım,
Bekletmem, her hafta mektup yollarım,
Yüreğim zarf, duam pul olur oğul.

Yâd edersin kırık mezar taşını,
Bahar addedersin köyün kışını,
Özlersin sılanın ayran aşını,
Vatanın sirkesi bal olur oğul.

Merağın öldürür Yanık Ozan’ı,
Büyüttü, sevgiyle ördü kozanı,
Sakın ola, mesken tutma Lozan’ı
Yürek yanar yanar kül olur oğul.

Muhammet AVCI*
27 Mayis 2009

Bu şiirin bende hikayesi uzun, dost meclislerinde daha detayli paylaşırım elbet. Ama bir şair Babaya sahip olmanın mutluluğuyla, iki mısra yanyana getiremeyen bir oğul olmaktan dolayı duyduğum mahcubiyeti yanyana koyarsak terazi ne tarafa basar bilemem. Tek bildiğim; şiir güzeldir, şair Baba özeldir... 20.10.2014 / Paris
Bilgehan AVCI
Paris 1 Panthéon Sorbonne Universitesi
Ozel Hukuk Doktora Öğrencisi
İletişim: bilgehanavci@hotmail.com

( *Şair Muhammet AVCI, 1955 Artvin doğumludur. Emekli Öğretmen olup Sakarya’da ikamet etmektedir. 5 çocuk sahibidir. Şiirlerini Yanık Ozan mahlasıyla yazmaktadır. “Hep Hüzün Damlıyor Dizelerimden” adli bir siir kitabı bulunmaktadir. Ayrıca şiirlerini www.yanikozan.com kendi sitesinde paylaşmaktadır. )

 
Sayac :1862 // Son Güncellenme : 2020-02-21

Toplam Online Ziyaretçi : 13