aramak

biliyor musun
o kadar uzaktasın ki
seçilmiyor varlığın,
yokluğun...
hiç bir şey söyleme diyorsun
şefkatli bir merhabayla gülümseyen hiçlikte buluşan dudaklarımız,
tanrıyı dansettiren ezgiyi mırıldanmakta...

hiçliğin bile örtüsünden utandığı boyutta
çocuklar gibi eğlenerek seyrederiz bir helezonu,
içinde yön, zaman sarmaş dolaş...
sıyrıldığın an kendiliğine dek burada,
çokluğumuz birliğimiz,
terkeder bizi saygıyla
ölür rakamlar...

mahkum şeyleri ardı sıra sürükleyen yorgun kelimelerin tükenir gücü...
ardından kozasından çıkmış kelebek gibi kanatlanır,
başlar şeylerle dansetmeye,
kesilir ayakları yerden şeylerin,
kutsanır huzuru yolculuğun...
ayaklarının altında bulut gibi bir nefes
soyunur gölgeden,
kendilikten başka bir şey görülmez...

rengarenk yakamozlarla kanatları işlenen duygular,
parmak uçlarıyla dans eder kirpiklerinde
yumuşacık şarkılar söyleyen şeylerin...
ve bak neler olur ardından gönlümün sahnesinde:

ağır ağır uyanır zaman,
henüz gözleri açılmadan gülümser...
'gerçekten çok sabırlıymışsın' derler şeyler zamana,
ılık ılık gülüşürler…
hiçbir rengin paylaşamadığı suskunluk gelir,
'ne arı bir şarkıdır suskunluk' der zaman...
gelen bir histir suskunluğun ardından ,
'bir histir yalnızlık' der suskunluk,
'en utangacıdır
ve dört çocuğu vardır onun sevgiden,
varlık
boşluk
yokluk
bilinç…'

'geç kaldılar' der şeyler…
'ne de çalımlı bir sırdır sevgi' der demez zaman
sevgi gelir,
çıplak göğüs uçlarını süsleyen saçları,
kızgın demir gibi kıpkırmızıdır...
'fazla durma
sonumuzu kim bilebilir ki' der yalnızlık,
gülüşürler...

sevginin ferah kahkahasında en büyük çocuğu gelir,
varlık...
'ben yalnızca
bir soruyum' der varlık...
'evet' der şeyler
'soru ne güzel bir gıdadır...'

ardından,
boşluk gelir,
'ben' der boşluk,
'yalnızca bir elçiyim
o kadar çok soru taşırım ki ben…' der

yokluk ve bilinç gelir,
'ben hem varım hem yokum' der yokluk,
'ikiz kardeşim bilinçtir bunun için' der
bilinç gelir,
yüzü peçelidir
anlarlar...
suskunluk bile susar...
'sizden başka anlatacağım birşeyim yoktur size ,
fakat zannderim ki omuzlarınız yeterince güçlü değil' der...
dudakları yavaşca kapanır,

'bana elini ver' der bilinç yalnızlığa,
ve her şey bir girdap gibi dönmeye başlar
birbirlerine yaklaştıkça uzaklaştıklarını hissederler...
'benden,
ve birbirinizden uzaklaşın ve yakınlaşın
her şeyin sonsuzluktan alacağı pay yakındır' der bilinç,
ve hiç unutmayın
bulmak diye bir şey yoktur,
yalnızca aramak vardır...
bulduğunuz an
onu terk edin...
aramak ise
kaybetmek demektir
aramayı da kaybetmek…
işte o zaman,
o yanınızda olacaktır...
bildiğiniz şeyi ne arayabilir,
ne de kaybedebilirsiniz...

bilgi sizin kanatlarınızda kurşundan ağırlıklar gibidir,
yanlış bilgi doğru bilgi diye bir şey yoktur,
bilgi vardır...
bilgi yem,
yanlış ve doğru ise kancalardır...
hiçbirşeyi saymayın,
gerçekte yolunuzda sizi en çok yoracak şey saymak olacakır...
unutmayın,
yalnızca bir sayı vardır
bir...
ve bütün sırlar bir ve sıfırda saklıdır...
sonsuzluğa açılan en büyük kapı bir tane sıfırdan oluşur,
dilediğiniz sürece,
o size gelmez...
dilenciye verilen ikram her zaman pistir
siz,
dilememeyi dileyin önce...
dilememek,
dilenmekten çok daha güçtür der, ve
girabın kendisiyle beraber herkes sonsuza kadar akıp giderler...






Sizin yazılarınızın da TANELER'de yayınlanmasını ister misiniz?
Yazılarınızı TANELER sayfalarında, yayın şartlarımıza uymak koşuluyla ücretsiz yayınlayabilirsiniz...
Devam...

Yayın Şartları
(1) Yazılar en fazla 3 sayfa olmalıdır.
(2) Yazı ile birlikte resim yollanırsa JPG veya GIF formatında ve toplam büyüklüğü 15 Kb'yi geçmeyecek resimler gönderilebilir.
(3) Kaynaklar dip not olarak belirtilmelidir.
(4) Yazıların yayınlanıp yayınlanmamasına Sema Yazar Gençlik Vakfı yayın kurulunun yetkisindedir.
(5) Vakıf öğrencileri dışındaki yazarların ulaşım bilgilerini yollamaları gerekmektedir.
(6) Yazıların sorumluluğu yazara aittir.
(7) Türk Devletini yıkıcı faaliyetleri destekleyen yazılar yayınlanmaz.

borabostanci333@yahoo.com
 
Sayac :1179 // Son Güncellenme : 2020-02-18

Toplam Online Ziyaretçi : 14