Acının Nafile Çıganı

Boşlukta yankılanan sesimin ardından ebedî cinayetlerini de yanlarına alıp giderlerken, saplantı ve karmaşa dolu dar coğrafyalar olacaktı hep geride kalan. Geride kalan kullanılmış yollar, ikinci el gözyaşları olacaktı. Ama necis bakışlarıyla heybelerinden irin ve değer dolu benlerini bile bile fırlatırlarken geride kalan karanlık basamakların üzerlerine, akıllarının en derin noktasındaki tıkanan evrenlerini başlarından aşağıya huzur içinde boşalttığımın da farkında değillerken ve çoktan geçmişken gürültüler ve kırmızı ışıklar içinde şehrin sokaklarında, sesim boşlukta yankılanıyordu.

Nasıl bir bekleyişi çizmem gerekir diye düşünürken bırakıp gidenlerin ardından, çizdiğim sinek güdülü kıvrımlarıyla, yalnızlığın bu hiçlik ormanında karşılaştığım şey beni işte buraya, bu üçbin yıldır sarhoş olduğum tahta masaya geri getirdi. Gökyüzünün üzerindeki hüzünlerden oluşan yüce masa paçavralar içinde yine o küçük kızıyla beni gözyaşları içinde bırakıyordu. Nasıl bırakabilirim seni küçük kız. Gidenlere seni anlatabilmem için daha ne kadar intihar edebilirim. Sözlerim.. Sözlerim nafile çıganı, kırlangıçlar orkestrasının. Sesim boşlukta yankılanırken hala (h)üzyıllar sonrası.

Yazan: Ser Merdiven
E-posta: sonpervane@mynet.com

 
Sayac :1497 // Son Güncellenme : 2020-02-27

Toplam Online Ziyaretçi : 8