Ölmeden Önceki On Dakika

On dakika sonra öleceğini biliyordu Osman. Nasıl mı?

Evinin bir odasının içindeydi. Az önce babasını bakkala yollamıştı. Bu odada tek başına kalmıştı.

Ölmek için seçilen o idi. Kendisi vardı odanın içinde, bir de on dakika sonraki Azrail'i.

Hayatı uyuyan güzelin mutsuz sonla biten masalı gibi gözünün önünden geçiyordu. Öpülecek bir dudağı olmayacaktı. Derin uykuya dalmak için altıyüz adet koyun geri sayımına başlamıştı.

Ailesi yüzünden son on dakikası kalmıştı zaten. Ve böylelikle ailenin nüfus geri sayımı başlayacaktı.

On dakika sonraki Azrail'i onu öldürecekti ve onun üstündeydi de zaten. Ame nedense, üstünde olduğu halde onunla cebelleşmiyordu, sadece on dakikanın geçmesini bekliyordu. Bir mikrop muydu bu acaba? Bir hastalık mikrobu mu?

Aklına hayatı boyunca yaptıkları ve yapmak istedikleri geliyordu. Hep kızıl saçlı bir kız arkadaşının olmasını istemişti. Hayatından çok kız gelip geçmişti ama o hiçbirine aşık olmamıştı. Hep bir pilot olmak istemişti.

Şimdi ise hayat sınıfını gelip geçmişti Osman geçersiz bir not ile...

Tamı tamına beş dakika otuziki saniye sonra pilot olacaktı. Ölü bir otomatik pilot, gideceği yeri kendisi belirleyemeyecekti.
Garip, ölmesiyle bütün apartman sarsılacaktı.

Önemli biri miydi o? Bilinmez. Ama ölmesi bir bomba gibi patlayacaktı gazetelerde. Belki de manşet olacaktı.
Annesini düşündü.

Fazla uzun sürmedi bu, annesini düşünmeyi bıraktı. Severdi annesini, ama babasını düşünmek istedi.

Çok iyi bir adamdı babası. Mesleği itibarıyla bazen kötülük yapardı istemeden, ama genel anlamda çok iyiydi. Şu anda yirmibeş yaşında olan oğluna arkadaş gibi yaklaşırdı. Baba şevkatini ondan hiç esirgemezdi. Hala arasıra halı saha maçlarına giderlerdi, babası ve arkadaşlarına karşı oğul ve arkadaşları.

Çalışmayan oğluna bir kere bile git iş bul dememişti. Bir kere bile tokat atmamıştı oğluna, o kadar yaramazlığa karşı...
Kendine hakim bir adamdı...

Üç kişiydiler evde zaten. Çekirdek aileydi Osman'ın ailesi.
Atom çekirdeğini yersen yer kabuğunu tükürmen gerekir...
İnsanın yediği bok yanlışsa onu hemen tükürmesi gerekir değil mi? Hepsini tükürmesede, o zararlı kısımların içinden en zararlısını tükürmesi gerekir.

Ama Osman....
Son üç dakikası kalmıştı.
Bundan iki gün önce, akşam saatlerinde bir konuşma yapılmıştı, Osman'ı ilgilendiren bir konuşmaydı bu.
-Osman, mecbursun buna, demişti o şahsiyet.

-Ama o benim...
-Biliyorum. Ama onun ne yaptığını da sen biliyorsun.
Susmuştu.
-Tam beş arkadaşımızı astırdı!
-Ama neden ben? Ben miyim enayisi bu dünyanın?
-Hayır, seni düşünüyorum. Bu nasılsa olacak, ama bunu sen yapmalısın. Anlıycaksın dediğimi daha sonra.
Osman yine sessizleşti.
Etraftaki diğer şahsiyetler de ''evet Osman, mecbursun buna'' gibi cümleler kuruyorlardı.
Evet, cümleler kuruyorlardı. Söylenecek bir şey kalmamıştı.
Bir evdi burası ve on kişi kadar insan toplanmıştı.
-Hadi aslanım, senin bu görev.
''Hık mık'' ses efektlerini kullansa da, kabul etti Osman......

Son iki dakika.
Babası girdi kapıdan Osman'ın.
-Baba bi bakkala gittin amma sürdü ya.
-Eee, oğlum benden traş bıçağı istemiş, almaz mıyım. En iyisini seçtim.
-Aslan be.
Babasına sarıldı Osman. Sarılmış şekildeyken konuştu.
-Akşam halı saha var, bugün salı, biliyorsun değil mi? Söyledin değil mi sizinkilere?
-Ayıpsın, yeneceğiz oğlum. Şşş, bıraksana boynumu, bu ne sevbgi gösterisi?
-Ne biliyim içimden geldi. Noolucak ki, sende.
Sırıttı babası. O da sarıldı.
-İyi, sevişelim bari.
Osman da sırıttı.
-Şahin abiyi almadınız di mi? Adam gol yemiyor.
-Heh heh he, aldık. Bomba gibi patlatacağız oğlum sizi.

Ve son üç saniye....
İki....
Bir....
Çok şiddetli bir ses efektiyle baba ve oğul parçalara ayrıldı.
Bütün apartman sarsıldı Osman'ın ölmesiyle ve babasının.
Osman bir örgüt içindeydi ve babası da hakimdi.
Osman'ın içinde bulunduğu örgüt, beş tane kiliseyi bombalamaktan, tam beş üyeyi astırmıştı Osman'ın babası.
Vicdanı çok sızlamıştı.
Ama hakim Nejat, kendisine hakim bir adamdı.
Ertesi gün, bomba patlayarak ölmesi bu iki kişinin, gazetelerde bir bomba gibi patlamıştı.
Ölmeden hemen önce anladı örgüt başının ''sonra anlayacaksın'' dediği şeyi.
Babası nasılsa ölecekti, çünkü intikam gerekliydi ve babası ölünce kendisi de zaten ölecekti.
Hap almadan kendini patlmayı ise kendisi seçmişti.
Üzerindeki nesne tam on dakikaya kuruluydu, düğmesine basıldıktan on dakika sonra...
Babası öldükten sonra canlı bir ölü olacaktı Osman.
Ama o canlı bomba olmayı seçti.

Yazan: Burak Şahin
E-posta: kesikkboaz@hotmail.com

 
Sayac :1510 // Son Güncellenme : 2020-02-21

Toplam Online Ziyaretçi : 11